Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TÜRK-İSLÂM MEDENİYETİNİN PARLAK MİRASI: HİVE

(Hive'nin 2020 Türk Dünyası Kültür Başkenti olmasına ithafen) Maveraünnehr, Ceyhun (Amuderya) ile Seyhun (Sirderya)   ırmakları arasında uzanan coğrafyayı ifade eder. Türk tarihinde Aşağı Türkistan olarak bilinen iki ırmak arası bu bölge, yüzyıllar boyu yalnız Orta Asya’nın değil İslâm dünyasının da başlıca merkezlerinden biri olmuştur. İşte Kızılçöl’ün ortasında kaldığından “kumlara açılan şehir” olarak da bilinen Hive bu merkezin en güzel şehirlerinden biridir. Bugün Özbekistan sınırları içinde bulunan Hive, Büyük Türkistan coğrafyasındaki diğer şehirler gibi kadim zamanlardan beri önemli bir yerleşim yeri olagelmiştir. Yapılan arkeolojik araştırmalar, milattan önce 5. yüzyılda da burada bir şehir yaşantısı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Hive, İslâmiyet’in de Türkistan’da ilk yayıldığı yerlerden biridir. Maveraünnehr’e adım atan Müslüman orduları, 8.yüzyıl başlarında şehri fethettiler. Yüzyıl sonra önce Samanoğulları, ardından Karahanlıların hâkimiyetine girdi. 10.yüzyı

HOCALI'YI ANLAMAK - ANLATMAK

TRT Bakü Temsilciliği görevim sırasında, Hocalı faciasını, o dehşet günlerini yaşayanları konu alan bir belgesel çekimi için Pirşahı kasabasına gitmiştik. Çekimlere başladık. Görüştüğümüz her bir fert, insanı dehşete sürükleyen şeyler anlatıyordu:   Küçücük bir şehir etrafında üç ay süren kuşatma… Her türlü ağır silahlara sahip 366. alay… Türlü imkânsızlıklara rağmen direnmeye ve ayakta kalmaya çalışan bir avuç Hocalı sakini… Ve nihayet 1992’nin  25-26 Şubat'ı...  O meşum gece… Etraftaki dağlardan, ormanlardan ateş kusmaya başlayan tanklar, makineli tüfekler... Her bir merminin, her bir top ateşinin hedefinde bir insan… İnsanlarla beraber haykıran, ağlaşan hayvanlar, yer ve gök… Dehşet içinde dört bir yana dağılarak, Ermeni terörünün, 366. Rus Alayının karanlık emellerinden bembeyaz karlara sığınan çocuklar, kadınlar, ihtiyarlar… O soğuk kış gecesinin karı, buzu, ayazı Ermeni dehşeti karşısında masum birer sığınak haline gelmiş Hocalı’da yaşayanlar için… İnsanlar gecelik

TÜRK DIŞİŞLERİ, ÇİN’İN OYUNUNU BOZDU

  TÜRK DIŞİŞLERİ, ÇİN’İN OYUNUNU BOZDU Uzun zamandır Doğu Türkistan’da yaşanmakta olan insanlık dışı toplama kampları konusunda sessiz kaldığı dikkat çeken Türk Dışişleri Bakanlığı, hafta sonu yerinde ve kendisine yakışır bir açıklama yaparak bu tavrına son verdi. Bu açıklama, önce sosyal medyada ardından yazılı ve görsel basında yoğun şekilde yer almaya başlayan ünlü Uygur ozan Abdurehim Heyit’in Çin zindanlarında işkenceyle öldürüldüğü haberleri üzerine Bakanlık Sözcüsüne sorulan bir soru üzerine yapıldı. Peki, ne deniyordu Dışişleri Bakanlığı açıklamasında: “… Uygur Türklerinin ve diğer Müslüman toplulukların temel insan haklarını ihlal eden uygulamalar, özellikle son iki yıl içerisinde ağırlaşmış ve uluslararası toplumun gündemine taşınmıştır. Özellikle Ekim 2017’de ‘Tüm Dinlerin ve İnançların Çinlileştirilmesi’ siyasetinin resmen ilan edilmesi, Uygur Türklerinin ve bölgedeki diğer Müslüman toplulukların etnik, dini ve kültürel kimliklerinin tasfiye edilmesi hedefi do