Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Türk Dünyası etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ZENGEZUR KORİDORU ANLAŞMASI ÜZERİNE...

          Türkiye’deki bazı kesimlerde tuhaf bir Azerbaycan karşıtlığı var. Şimdi de Zengezur Anlaşması bahane edilerek kimi olur olmaz ifadelere rastlamaya başladık.     Öncelikle, sözü edilen koridorun hayata geçecek olması Azerbaycan’ın Karabağ Zaferi’nin bir sonucudur. Sovyet müdahalesiyle bölünen Azerbaycan’ın batısı ile ana kara arasında karadan bağlantı imkanı var elde edilmiş oldu ki, bu tarihi bir gelişmedir.             İkincisi, evet Göğçe Gölü’nden İran’a uzanan bölge, 1918’de kurulan Ermenistan devletine ait değildi. Azerbaycan toprağıydı. Batı Azerbaycan’dı. Ne var ki Sovyetler Birliği döneminde Stalin’in Türkiye ile Türk dünyasını bölme politikasının sonucu olarak Ermenistan’a verilmişti. Ancak şu anki durumda uluslararası hukuk gereği Ermenistan toprağıdır ve üzerindeki egemenlik hakkı bu devlete aittir. Dolayısıyla bu anlaşmayı kabul etmek zorunda kalmıştır. Yani egemenlik hakkından feragat ...

RUSYA, BİZE NELER YAPMADI Kİ!

Rusya’nın Ukrayna işgali başladığından beri sosyal medyada “Ruslar bize hiç kötülük yapmadı, aksine en zor zamanlarımızda ne büyük iyilikler yaptı” şeklinde özetlenebilecek bir propagandanın yürütüldüğüne şahit oluyorum. Ben de onlara başka türlü bir katkıda bulunayım istedim! 1 .      Kurtuluş Savaşı sırasında Buhara Halk Cumhuriyeti, Milli Mücadele’ye Moskova üzerinden 100 milyon altın gönderdi. Sovyet Rusya, bizim daha çok ihtiyacımız var diye bu yardımın 90 milyonuna el koydu, Ankara’ya ancak 10 milyonunu verdi. Bu da Sovyet yardımı diye yıllardır bize allayıp pullayıp propaganda edildi. Yani Türkiye borçlu değil, alacaklıdır, bu yardım Rusya’nın bir lütfu değildir. Hatta onlardan aldığımız harp malzemesinin bir kısmının bedelini de bu 10 milyondan ödedik. 2.     Kurtuluş Savaşı sırasında Rusya akaryakıt göndermedi, o sıralar bağımsız bir devlet olan Azerbaycan Şura Cumhuriyeti gönderdi. 3.      Kurtuluş Savaşı sırasında Sovyetler, Anado...

İsa Yusuf Alptekin ve Türkiye’nin Siyasal Hayatına Etkileri

Kısa Özgeçmişi Üç Efendilerin sonuncusu olan İsa Yusuf Alptekin, 17 Aralık 1995 günü Hakk’ın rahmetine kavuştu. Ölümünün üzerinden 19 yıl geçti. Her geçen zaman, onun Doğu Türkistan meselesindeki rolünü ve önemini daha da belirgin hale getiriyor. Bu konuşmada İsa Alptekin’in Türkiye’nin siyasal hayatına etkileri üzerinde durmak, ana başlıklarıyla bu konuyu anlatmak istiyorum.  Çünkü Türkiye’deki mücadelesi onun ömrünün yarısına denk gelir ve gerek Türkiye gerekse Doğu Türkistan Türkleri açısından önemli bir mahiyet arz eder. Fakat daha önce kısaca onun biyografisine değineceğim. İsa Yusuf Alptekin, 1901 yılında Doğu Türkistan’ın Kaşgar iline bağlı Yenihisar kazasında dünyaya geldi.  O dönemde mahalle mektepleri ve Çin okulları dışında tahsil yapılabilecek bir yer olmadığı için öğrenimini buralarda yaptı. 1926 yılında Özbekistan’ın Andican şehrindeki Milliyetçi Çin Konsolosluğunda Türkçe tercüman olarak göreve başladı ve yaklaşık altı yıl kadar bu görevini sürdürdü. 19...