Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dağlık Karabağ etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

KARABAĞ'IN ÇIĞLIĞI

  Öfkesine hâkim olamıyordu. “Dört ay” dedi, “Hocalı kuşatma altında yaşadı, tam dört ay”. Anlattığı II. Dünya Savaşı’ndan uzak ve yabancı bir sahne değildi. Burnumuzun dibinde, daha dün denilebilecek bir tarihte, 26 Şubat 1992’de yaşanmış bir trajediydi. Bütün dünyanın yaşandığı sırada ilgisiz kaldığı, bugünse hatırlamak bile istemediği bir trajedi. Elman Memmedov, kuşatma altındaki şehrin, Dağlık Karabağ’ın o güzel, alımlı şehri Hocalı’nın o sıradaki valisiydi. “Katiyetle aklımıza gelmiyordu ki, biz Hocalı’yı terk edelim” dedi. Ama sivil insanlar nereye kadar dayanabilirdi ki. “1991’in Kasımının 1’inden, 1992 Şubat ayının 25’ine kadar çok şehitler verdik, esir düşenlerimiz oldu, ama mukavemet gösterebildik. Sonra gördük ki, artık ahali kırılır. Kırılanların çoğu kadınlardır, çocuklardır. Ve bunları kurtarmak lazımdır. Benim tarafımdan emir verildi ki, artık şehri terk etmeliyiz. Buna göre bir istikametten başladık çıkmaya. O istikameti seçmiştik ki, orada yol yok idi. Çünkü y...

CNN Türk’ün “Dağlık Karabağ Ordusu” Gafı ve Düşündürdükleri

Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinin gelişiminde kitle iletişim araçlarının büyük ve güçlü bir rolü vardır. Bu rol daha 19. yüzyılda başlamıştır ve bugün de devam etmektedir. [1] Örneğin, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Anadolu insanının maruz kaldığı haksızlık ve zulme karşı en güçlü tepkilerden biri Azerbaycan basınından gelmiştir. Basının halkı harekete geçirmesiyle iki ülke tarihinin en büyük yardım kampanyalarından biri olan “Kardeş Kömeyi (Yardımı)” hareketi ortaya çıkmış ve -maalesef bugün Türkiye kamuoyunda yeterince bilinmeyen- olağanüstü bir dayanışma sahnelenmiştir. Yine, Azerbaycan’ın yeniden bağımsızlığını elde etmesinden sonra, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesi, uzun yıllar ayrı kalmış iki toplum arasındaki kültürel, sosyal yakınlaşmada da kitle iletişim araçlarının önemli bir görev üstlendiği görülmektedir. Bu bağlamda Türkiye medyası, Azerbaycan’a özel bir yakınlık, dostluk göstermiştir. Gerek orada açılan daimi ofisler gerekse Türk...

Karabağ Sürgünleri (Karabağ'daki Ermeni İşgalinin Yurtsuz Bıraktığı İnsanlar)

Karabağ Sürgünleri Sovyetler Birliği’nin dağılması pek çok halk için yeni ve umutlu bir başlangıç oldu. Azerbaycan sınırları içindeki Dağlık Karabağ özerk bölgesi ve çevresindeki yerleşimlerde yaşayan Azeriler için ise büyük acıların, bitmeyen bir trajedinin miladıydı. O tarihte dünyanın gözleri önünde bir etnik temizlik suçu işlendi. Ermenistan’ın işgaliyle bir milyona yakın Azeri topraklarından sürülüp atıldı. Binlercesi öldürüldü. Dünyanın suskunlukla geçiştirdiği olayın üzerinden 14 yıl geçti. Vagon-evlerde, çadır şehirlerde, derme çatma barınaklarda yaşam mücadelesi veren Azeriler, evlerine dönmeyi bekliyor. Ermenistan ise işgal ettiği toprakları ilhak etmekten söz ediyor. Öfkesine hakim olamıyordu. “Dört ay” dedi, “Hocalı kuşatma altında yaşadı, tam dört ay”. Anlattığı II. Dünya Savaşı’ndan uzak ve yabancı bir sahne değildi. Burnumuzun dibinde, daha geçenlerde yaşanmış bir trajediydi. Bütün dünyanın yaşandığı sırada ilgisiz kaldığı, bugünse hatırlamak bile istemediği bir tr...